14 Aralık 2013 Cumartesi

Dünsel ve Düşsel...


sanırım hayat bir rüya
kendi içinde uyuyan
başka rüyalar görüp yorumlamayan

kabusu hayra yoran
bir iyimser var içimde
bir de nokta nokta tükettiğim
yollar bir umut peşinde

çok özlemle istediğim
şimdi gerçek düşünde
bense O'na güneş olamayışımın
düşsel, derin derdinde

uyursam hayat bir boşluk
yarı uyanıkken pembe düş
uyanmışlığa pişman eden bir kabus kimi an

gerçekle hayal arasında gidip gelen
bir uyurgezer var içimde
bir de bir yudum su arayışım
kan ter içinde, gecenin üçünde

umuduyla uyandığım
şimdi çocukluğunun peşinde
ben ise oyununa ortak olamayışımın
dünsel, derin derdinde

25 Ocak'03

7 Aralık 2013 Cumartesi

İlk Ağızdan Ayrılık Hikayesi



Adam olamadığım koca dünyayı da,
Sahip çıkamadığım kendi dünyamı da bıraktım
Terkedip anavatanımı, özümü
Senin yaşlanmak istediğim dünyana sığındım
Zordu başta bir mülteci olmak
Bir fazlalık gibi eğreti durmak
Kusurlarına da yumup gözümü
Çocukluk bahçelerinin keşfine soyundum
Öyle naif bir sıcaklık vardı ki ilkliminde,
Dünyadan bize döndü güneş yüzünü
Bronzlaştı olgunluğum kış mevsiminde
Yaktı içimdeki yazı sevmeyen hüzünü

Geç anladım oranın aslında senin olmadığını,
Olsan savaş açardın bahçemizi yıkanlara
Direnme gücün yokmuş Kasım’a, haksız yağmurlara
Hazanınla dönmeye yazdı  gerçekler yalanlara

Hep mi böyle kısa ömür verilir güzel zamanlara
Yorgana sarılıp tekrar dalamadığın gibi rüyalara

Sonra ne oldu, ne bitti diye hiç sorma
Al sana ilk ağızdan bir ayrılık hikayesi
Her duyan az çok bir şeyler katsa da
Sen oldun bu geminin korkak faresi

Gittiğin yer meçhul, döndüğüm yer limanım
Gemileri yakmak ezelden acı bir alışkanlığım
Kalbim aklıma efelenmeye kalksa da
Yolcudur, korkaklığı sevmez yalnızlığım

24 Haziran'11




Sağanak




demek öyle;
demek yine benim doğrularım
dünyaya yanlış geliyor
demek hala,
kalbim birşeyleri bilmiyor
ya da yerine koyamıyor

demek sende,
izinsiz aşık olunacaklardan değilsin
belki yarın,
hata sayılacaklardan da birisin
uçmak bana kolay
indirmese birileri yedi kat gökten
kanat senin
düş de desen sen bilirsin

ben yola çıkarken
ne kazak aldım üstüme
ne de herhangi bir savunak
tam resmini çizerken
bir  öykü düştü elime
adı soluk yanak
çığlığıma sarı derken
kırmızı bir yağmur gözümde
önce çise, sonra sağanak..

26 Ekim'01


30 Kasım 2013 Cumartesi

Aşk Psikolojik Bir Savaştır


aşk psikolojik bir savaştır
zafersiz ve tek kaybedenli
savaşçı hücrelerinle
barış isteyen organların kavgasında
herşeyi bilmişlik sanrısıyla
işe yaramazlık olgusu arasında
gelip giderken gazi olur aklın

yanarsın yanar
donarsın donar
içinde bir gerçek
dönüp dönüp
aynı yalana kanar

aşk bunalımlı bir taarruzdur
içgüdüsel ve kontrol dışı
isyankar duygularınla
tahttan düşmüş aklın arasında
cehennemin soğuktan donmasıyla,
karların kırmızı yağması sırasında
şaşkın seyirirken durur aklın

dokunursun kanar
uçurursun konar
içinde bir canavar
bedenine hapis
kalbini yağmalar

ifadesi çok yetersiz 
ölümü orta karar..

25 Kasım'02


Kuru Kalabalıkta...


yetmiyor gördüklerim
ömür kağıt, zaman kalem
istediklerimi resmetmiyor

yetmiyor duyduklarım
ses yalan, soluk verem
sûkûneti lûtfetmiyor

çok vakitlerden sonra
aynı muhabbeti açma
değil erdem, sanat olsa da
sabır bahşetmiyor

şiir kelimeye boğulsa,
şair de ezgiye doysa,
cinasla beslense ruhum,
olgunluk vaadetmiyor

aza, öze kanaat
saza, söze zanaat
cehalete itaat
artık bana gitmiyor

30 Ekim'02


29 Kasım 2013 Cuma

1 Geçe, 59 Kala...

 
 
atmam aşkı gönlümden
ne diye atayım?
iyiyken iyiydi de
kötü olunca mı satayım?
borcum var gecelere,
yazmadığım hecelere,
acının öğreteceği yeni şeylere...
kadere borcum yaşamak
aşkı vefa edip taşımak
mutluyken imzaladım senedini
çekmeli keza şimdi derdini
istasyonu olmayan bir yerde,
bir tren bekler gibiyim
benzeri çok var filmlerde,
işte onların gerçek haliyim
yolcumun yolu uzun,
beklediğim mekan hüzün
yelkovan, akrebi yakala
saat aylardır aynı hala;
hasreti bir geçe
vuslata ellidokuz kala...

07 Mayıs'01



28 Kasım 2013 Perşembe

Hedef



korkacağına savaş
nasılsa öleceksin
kahramanlık için değil
hesap vereceksin

kendinden başla
önce som aşkla
tek gözün gösterdiğini
aklından dışla

kaldır gözünün önünden o kutuyu
antika aynan yetmez mi sana?
soy üstüne sıvanan parlak çamuru
özünün elbisesi gitmez mi sana?

bir yalan gözlüğü tak
bırak atınki artık ata kalsın
yılanı yaşatmayı bırak
artık hedefte sen de varsın

19 Haziran'12

Son Sefer



şimdi geldin ya;
bir daha gitme!
insanlar yolcudur,
bari sen etme...

daha sana yazılacak
senle fikrime kazınacak
çok şey var içimde
kalbimi heba etme

söylemedim belki,
söylemezdim de gerekmese
son seferimsin sen,
beni bana mağlup etme

şimdi geldin ya;
anlam geldi yine
insanlar gider,
sen kalmayı dene


16 Ağustos'11

Haset




Acının en saf haline ulaştım
Tarihimi aldım 
Hikayemin kötü karakteriyle savaştım 
Mutlu bir son yazdım 

Hepsi bir hikaye sonuçta 
Ask da, hayat da
Aska inancım ölmüş olabilir
Ama umudum hayatta

Bu haset daha çok öldürür beni 
Dibe bile vurdurur hatta
Devrildi gözümün önünde hayaller
Ama gercek ayakta

Ara ara aklımın derisini yüzecek 
Bitmeye yakın daha cok üzecek 
Sana da cok sonra anlamak düşecek 
Belki devrilirken atın sıratta

28 Ekim’13

25 Kasım 2013 Pazartesi

Yaz ve Yalnız Kal



Yaz ve Yalnız Kal


bak etrafına
envayi çeşit gürültü var
burası şehir merkezi
bir hortum yutuyor herkesi
bastırılırken içinin sesi
kimim ben
kimsin sen
bunlar kim, kimin nesi?

kafiye tutturman gerekmez
şair doğmasan da farketmez
yazarken düşünmek zorundasın
düşünürken kendi yanındasın

kal,
yaz ve yalnız kal
al,
dünyayı içine al
çiğne ve tükür
hazmet ya da çıkar
kendini resmet
kalp tuâle akar

bu senin taslağın,
düşsel miden, düşünsel bağırsağın
hazmedersen hayatı daha iyi algılarsın
çıkartırsan bile birazcık rahatlarsın
yazarsan, dünyayı doğru yargılarsın
kal, yalnız kal
yaz ve yalnız kal;
yalnız kalmadan yazamazsın...

25 Kasım'13