hayat bana has
yalnızlığıyla bir kitap gibi
ama kendimle bir odaya
kapatıldığımda
kifayesizim..
en hırçın hislere, ateşsi
hüzünlere arkadaş kelimelerim
ama kalemim böyle
zamansız sustukça
ifadesizim..
mırıldanmaya bile
yüksündüğüm şarkılardan
öğütlerdeki o bilmiş,
öğrenmiş yankılardan
ve tekrar okumaya
üşendiğim kitaplardan bile
çok yönünü öğrendiysem de
hayatın,
yetersizim..
bitmiş izmaritlerle
yakılmış sigaralar gibi
ard arda zincirlenmiş,
öğütülmüş bir büyüyüş hikayesi
çok kişiyi inandırırken
kendim de inanmışım
bu varolmayacak bir
sevincin yalandan sahnesi
oysa yalan!
öyle yalan ki; adı
yaşamak olmuş
bir çocuk kadar masum,
bir ihanet gibi günahkar
zamanın durması gibi
imkansız,
akışkanlığı kadar fevri
ve inanılacak kadar
kusursuz bir yalan bu..
ara sıra gerçeğin
öfkesini hissediyorum
anla artık diye
sesleniyor
duyuyorum...
Nisan 2002

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder